<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MEZO-DER</title>
	<atom:link href="http://www.mezoder.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mezoder.org</link>
	<description>Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Oct 2011 09:19:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>BASINA VE KAMUOYUNA</title>
		<link>http://www.mezoder.org/2011/10/05/basina-ve-kamuoyuna/</link>
		<comments>http://www.mezoder.org/2011/10/05/basina-ve-kamuoyuna/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2011 10:37:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mezoadmin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mezoder.org/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[BASINA VE KAMUOYUNA Süryaniler, antik Mezopotamya organik kültürün devamı Hıristiyan bir halktır. Tarihte, Doğu-Batı kültürünü beslemiş, Doğu kültürünün ana dinamiği olarak, insani düşüncenin gelişmesine önemli katkılar sunmuşlardır. Türkiye’nin sınırları içinde Süryaniler, yerleşik farklı bir inanç ve kültür gerçeğidir. Tarihin hiçbir döneminde devlete karşı kalkışma bağlamında olumsuz bir yaklaşımları ve akımları olmamıştır. Aksine, her zaman ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;" align="center"><strong>BASINA VE KAMUOYUNA</strong></p>
<p>Süryaniler, antik Mezopotamya organik kültürün devamı Hıristiyan bir halktır. Tarihte, Doğu-Batı kültürünü beslemiş, Doğu kültürünün ana dinamiği olarak, insani düşüncenin gelişmesine önemli katkılar sunmuşlardır.</p>
<p>Türkiye’nin sınırları içinde Süryaniler, yerleşik farklı bir inanç ve kültür gerçeğidir. Tarihin hiçbir döneminde devlete karşı kalkışma bağlamında olumsuz bir yaklaşımları ve akımları olmamıştır. Aksine, her zaman ve her koşulda dürüst ve samimi davranmışlardır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan farklı kültürlerin evrensel kardeşlik değerleri çerçevesinde yaşamaları için öncelikle bu farklılıkların  birbirlerini doğru tanıması gerektiğine inanmaktayız.</p>
<p>Bu coğrafyada yaşayan farklı kültürlerin birbirlerini doğru tanımanın yolu eğitimden geçmektedir. Farklılıklar ülkemizin hem bir gerçeği hem bir zenginliği olduğu olgusunun insanlara öğretilme isteği, dileklerden öte pratiğe yansımalıdır.</p>
<p>Ülkemizde yaşanan toplumsal değişim ve açılımların yaratmış olduğu sinerji ile farklılıkları yok sayma, eritme ve tek tipleştirme politikalarının geçmişte kalmasını umud ediyoruz. Yıllarca süren bu politikaların zihinlerde yol açtığı travma ancak bu yanlış politikalarla dürüstçe yüzleşerek, bütün farklılıkları olduğu gibi kabul edip, evrensel standartlara ulaşılarak çözülebilir.</p>
<p>Bizler özellikle son yıllarda Avrupa Birliğine tam üyelik süreci ile hız kazanan demokratikleşme adımlarını oldukça olumlu görüyor ve destekliyoruz. Yalnız yasaların değişimi bir başlangıç ama yeterli  değildir. Önemli olan zihniyetin değişimidir. Bu zihniyet ne yazık ki hala azınlıkları potansiyel tehlike olarak göstermektedir.</p>
<p>Son günlerde medyada dile geitrilen 10. Sınıf Tarih Ders Kitabındaki Süryanilere yönelik ırkçı ve kışkırtıcı ifadeler buna somut bir örnektir. Bizler kitapta yer alan ve gerçeklikten uzak subjektif tarih yorumuna değinmeyeceğiz. Ama burada önemli olan öğrencilerin açıkça Süryanilere karşı kışkırtılmasıdır. Öğrencilerin bilinçaltına planlı bir şekilde bilerek ve isteyerek Süryanilerin aslında potansiyel tehlike olduğu işlenmektedir. Kitaptaki ifadeler nefret suçu kapsamına girmektedir. Bir ders kitabı ideolojik yorumlardan ziyade objektif bilgi vermelidir. Ayrca insanlara farklı kimliklerle dostça yaşamayı, kardeşliği ve sevgiyi aşılamalıdır.</p>
<p>Bizim isteğimiz bu ders kitabının bir an önce müfredattan çıkartılmasıdır. Eğer ders kitaplarında Süryaniler tanıtılacaksa, biz bunu çok olumlu buluyoruz. Bu Süryani halkının dili edebiyatı, kültürü üzerinden olmalı ve bu konuda Süryanilere de danışılmalıdır.</p>
<p>Ülke olarak hassas bir dönemeçten geçiyoruz. Her zamandan daha çok olumlu yaklaşımlara ve odaklanmalara ihtiyaç duymaktayız. Sağduyulu ve sorumlu davranmanın bir gereği olarak, olumsuz koşullanmalara meydan vermemek için, toplumsal algılamaya olumlu katkı bağlamında bu duyarlılığımızı kamuoyuna duyurmak istiyouruz. Saygılarımızla.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mardin Süryani Metropolitliği-Deyrulzafaran Manastırı</strong></p>
<p><strong>Midyat Süryani Kiliseleri Vakfı</strong></p>
<p><strong>İdil Süryani Kadim Vakfı</strong></p>
<p><strong>Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği İstanbul</strong></p>
<p><strong>Midyat Güneydoğu (Turabdin) Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği</strong></p>
<p><strong>Anıtlı (Hah) Süryani Meryem Ana Manastır ve Kiliseleri Derneği / Midyat</strong></p>
<p><strong>Midyat Süryani Gençlik Kültür Derneği</strong></p>
<p><strong>İdil Süryanileri Kültürü Kardeşlik, Sevgi ve Hoşgörü Derneği</strong></p>
<p><strong>Nusaybin Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği</strong></p>
<p><strong>Elbeğendi (Kafro) Kalkındırma ve Dayınışma Derneği / Midyat</strong></p>
<p><strong>Öğündük (Midin) Köyü Kalkındırma ve Kültür Derneği / İdil</strong></p>
<p><strong>Gülgöze (İvardo) Süryani Kültürü, Dayanışma ve Kalkındırma Derneği / Midyat</strong></p>
<p><strong>Yemişli (Enhil) Köyü Kalkındırma ve Uzlaştırma ve Kiliselerin Koruma Derneği</strong></p>
<p><strong>Keldani-Asuri Dayanışma Derneği KADER / İstanbul</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mezoder.org/2011/10/05/basina-ve-kamuoyuna/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Ziyaret Bir Yorum</title>
		<link>http://www.mezoder.org/2011/09/25/bir-ziyaret-bir-yorum/</link>
		<comments>http://www.mezoder.org/2011/09/25/bir-ziyaret-bir-yorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 20:40:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mezoadmin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mezoder.org/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyi anlamaz. Hiçbir şey anlamayan değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür&#8230; Bir şeyin aslında ne kadar bilgi varsa, o kadar sevgi vardır. Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi üzümlere ilişkin hiçbir şey bilmiyor demektir. PARACELSUS&#8230; 6 Şubat 2008 Çarşamba [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mezoder.org/wp-content/uploads/2011/09/deyrulzafaranseyidne.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-25" title="deyrulzafaranseyidne" src="http://www.mezoder.org/wp-content/uploads/2011/09/deyrulzafaranseyidne-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyi anlamaz. Hiçbir şey anlamayan değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür&#8230; Bir şeyin aslında ne kadar bilgi varsa, o kadar sevgi vardır. Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi üzümlere ilişkin hiçbir şey bilmiyor demektir. PARACELSUS&#8230;</p>
<p>6 Şubat 2008 Çarşamba akşamı, İstanbul Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği. Rutin çarşamba akşamı toplantılarının bir yenisi yapılmak üzere ve insanlar yavaş yavaş derneğe gelmekte. Yaklaşan toplantı saati ile birlikte lokal dolmaya başlıyor. Dernek bu akşam dernek diğer akşamlara göre daha kalabalık. Üyeler eşleri ve çocuklarını da bu akşamki toplantıya getirmişler. Yaklaşan toplantı saati ile birlikte insanlarda ki heyecan gözlerden kaçmamakta. Yaşanan heyecanın sebebi ise ziyarete gelecek olan değerli bir misafir.</p>
<p>Aslında Mezo-Der için ziyaretçi kabulü kanıksanmış bir olay. Dernek açıldığı günden buyana birçok misafire ev sahibi olmuş durumda. Bu ziyaretçiler arasında yurtiçinden ve yurtdışından gazeteciler, yazarlar, araştırmacılar, öğretim görevlileri, yöneticiler yer almakta. Bu kadar sık ziyaret edilmenin altında yatan etken, yüklenilen misyondan ileri geliyor.2004 yılında, Süryani kültürünü tanıtmayı ve geliştirmeyi amaç edinerek açılan dernek bu alanda bir ilk.</p>
<p>Mezo-Der&#8217;in bir ilk olması insanların kafalarında farklı duygu ve düşüncelerin oluşmasına neden oldu. Bu duygu ve düşüncelerin ışığında insanlar, kurumlar derneği ziyaret etmeğe başladılar. Bu ziyaretler dernek üyelerini fazlasıyla memnun ediyordu. Kurulan iletişim sayesinde insanlar derneği daha yakından tanıma fırsatı buluyor, kafalarda oluşan soruların cevaplan bulunuyordu. Meraklar bir nebze olsun gideriliyor, duyulan sempatiler paylaşılıyor ve bir şeyler yapma isteği doğuyordu.</p>
<p>Bu tür olumlu gelişmelerin yanında, dernek ile ilgili olumsuz düşünceler de yok değildi. Dernek üyeleri bu olumsuz düşüncelerin varlığından haberdarlar. Ama bunun doğal olduğunun bilincindeler. Çünkü bu olumsuz düşüncelerin bilgisizlikten kaynaklandığın biliyorlar. Bilgisizliğin altında yatan sebep ise iletişim eksikliği. İletişim kurulmamış, diyaloga girilmemiş bir dernek hakkında dile getirilen fikirler ne kadar doğru olabilir. Ve doğru olmayan bu fikirler ne kadar uzun ömürlü olabilir. Olaylara sevgi perspektifinden bakmak dernek üyelerini rahatlatmakta. Doğruya giden yol bilgiden geçmekte idi ve bilginin olduğu yerde tabi ki sevgi vardı.</p>
<p>Bu düşünceye ortak olduğuna inanılan bir kişiyi misafir edecek olmak, haklı bir heyecana neden olmuştu. Bu heyecana neden olan misafir Mardin ve Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen idi. Sayın Metropolit beraberinde sekreteri Yusuf Beğtaş ile birlikte Mezo-Der&#8217;i ziyarete gelmişti. Büyük bir coşku ile karşılanan Metropolit&#8217;in duyduğu memnuniyet sevgi dolu gözlerinden okunuyordu. Dernek üyelerinin mutluluğunu ifade etmek ise dernek başkanına kalmıştı. Mezo-Der başkanı Tuma Özdemir bu mutluluğu ifade ettikten sonra; derneğin amaç, çalışma ve faaliyetleri konusunda brifing verdi. Metropolit Saliba Özmen ise dernek çalışmalarından dolayı; dernek yönetimi ve üyelerini tebrik etti. Kendilerinin, özellikle bu tür sivil kültürel çalışmalara çok büyük önem atfettiklerini anlattılar. Bu nedenle bu tür çalışma ve faaliyetlere başkalarının bakış ve değerlendirmesi ne olursa olsun; yılmadan halkımızın kültürel özelliklerini yaşatacak ve tanıtacak faaliyetlere devem edilmesi gerektiğini dile getirdiler. Daha sonra Sayın metropolit dinleyicilerden gelen çeşitli soruları cevaplandırdılar. Almanya ve Hollanda&#8217; ya yapmış oldukları seyahatlerde; yapılan ziyaretleri ve katılınan faaliyetleri anlattılar. Ayrıca Deyrulzafaran Manastırında yaptıkları çalışmalar ve hedefleri konusunda bilgi sundular.</p>
<p><a href="http://www.mezoder.org/wp-content/uploads/2011/09/344_Seyidne.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-24" title="344_Seyidne" src="http://www.mezoder.org/wp-content/uploads/2011/09/344_Seyidne-300x225.gif" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Gerek bulunduğu konum, gerekse kültürel birikiminden dolayı çok saygı duyulan bir dini liderin sivil toplum çalışmalarının önemi ile ilgili konuşması dikkatle dinlenmişti. Konuşmasında sivil toplum hayatında Süryaniler&#8217;in de yer almasının gerekliliğini vurgulamıştı. Bu yaşadığımız çağın bir gereği idi. Bu gerekliliği yerine getirmek hem Süryani toplumuna, hem de ülkemize kazanımlar sağlayacaktı. Bu bağlamda Mezo-Der&#8217;in çok önemli bir misyonu üstlendiğini ifade etmişti. Doğru olduğuna inanılan bir işin böylesine değerli bir kişi tarafından takdir gösterilip, dile getirilmesi bizleri fazlası ile memnun etmişti.</p>
<p>Sayın metropolitimizin sivil toplum konusundaki açıklamalarını dinlerken aklıma okuduğum bir yazı geldi. Londra&#8217;nın Blackheat semtindeki Ascension Kilisesi’nin duvarında bulunan metal plakette şunlar yazılıdır.</p>
<p>&#8220;Dostluk, arkadaşlık yaşamdır.<br />
Dostuğun ve arkadaşlığın olmadığı yer ise ölümdür.<br />
Cehennemde dostluk, arkadaşlık yoktur, insanlar tek tek kendileri vardırlar&#8221;</p>
<p>Bu sözler; 1370&#8242;lerin sonunda İngiltere&#8217;de ortaya çıkan köylü isyanının liderlerinden John Ball&#8217;a ait. John Ball bu sözler ile yaşamdan bahsederken aslında sivil toplumun kendisinden bahsetmiş oluyor. Tek tek olmanın ölümü, birlikteliğin yaşamı ifade etmesi gibi sivil toplumun temelini oluşturan birliktelikte bu bağlamda yaşamı ifade ediyor. Sivil toplum hayatın kendisi. Sivil toplum hareketine kuşku ile bakmak aslında hayata kuşku ile bakmak gibi bir şey. Arkadaşlık, dostluk, dayanışma insanların bir araya gelip, bir şeyler yapması aslında sivil toplumun tarifi. Sivil toplum insanların yalnız başına yapamadıklarını bir arada yapması, yani yaşamın ta kendisi.</p>
<p>Sivil toplumun önemi hakkında okuduğum yazı, Metropolitimizin konuşması ile birden aklıma gelmişti. Söyleyenler farklı olsa da, dile getirilen şey ortak idi. Sivil toplumun temeli birliktelik idi tıpkı insan hayatı gibi. Birliktelik bir şeyleri yapmayı sağlıyordu, yapılan her şey anlamayı güçlendiriyordu. Anlamak bilgilenmek idi ve bilginin olduğu yerde tabi ki Sevgi vardı.</p>
<p>Dr. Yusuf ATUĞ / İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mezoder.org/2011/09/25/bir-ziyaret-bir-yorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süryaniler Naum Faik&#8217;i İstanbul&#8217;da andı</title>
		<link>http://www.mezoder.org/2011/09/25/suryaniler-naum-faiki-istanbulda-andi/</link>
		<comments>http://www.mezoder.org/2011/09/25/suryaniler-naum-faiki-istanbulda-andi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 20:40:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mezoadmin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mezoder.org/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[19. yüzyılda Diyarbakır’da yaşamış olan süryani aydını Naum Faik doğumunun 140 ve ölümünün 78. yılında İstanbul’da yaşayan Süryaniler tarafından, Kocamustafapaşa’daki Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği ’nde (Mezoder) düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Yapılan etkinliğe konuşmacı olarak araştırmacı yazar ve Belge Yayınevi sahibi Ragıp Zarakolu konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca anma etkinliğine Süryani kültürüne üzerine çalışmaları ile tanınan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mezoder.org/wp-content/uploads/2011/09/etkinlik1.jpg"><img class="size-medium wp-image-16 alignleft" title="etkinlik1" src="http://www.mezoder.org/wp-content/uploads/2011/09/etkinlik1-300x112.jpg" alt="" width="300" height="112" /> </a>19. yüzyılda Diyarbakır’da yaşamış olan süryani aydını Naum Faik doğumunun 140 ve ölümünün 78. yılında İstanbul’da yaşayan Süryaniler tarafından, Kocamustafapaşa’daki Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği ’nde (Mezoder) düzenlenen bir etkinlikle anıldı.</p>
<p>Yapılan etkinliğe konuşmacı olarak araştırmacı yazar ve Belge Yayınevi sahibi Ragıp Zarakolu konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca anma etkinliğine Süryani kültürüne üzerine çalışmaları ile tanınan Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hakan Aytekin , “Bu Dünya Hepimize Yeter” isimli kitap çalışması bulunan 92 yaşındaki Sarkis Çerkezyan ve Ermeni araştırmacı , belgesel yapımcısı Raffi Hermon da katıldı.</p>
<p>Sunuculuğunu Mezoder genel koordinatörü Muzaffer İris’in yaptığı anma etkinliğini Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, Profesör Baskın Oran ve araştırmacı yazar Mehmet Şimşek mesaj göndererek kutladılar. Mezoder üyesi Edip Aslan’ın, Naum Faik’e ait bir şiiri Süryanice olarak okuduğu etkinlikte, Ragıp Zarakolu yaptığı konuşmada Naum Faik’in bir hayranı olduğunu ve onunla ilgili yazar Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan Süryani Rönesansı ve Naum Faik isimli çalışmayı yayınevi olarak büyük bir şevkle bastıklarını söyleyerek Süryanilerin Naum Faik’e daha da sahip çıkmaları gerektiğinin altını çizdi. Zarakolu konuşmasında Naum Faik’in yaşadığı dönemleri de anlatarak günümüzün azınlık sorunlarına değindi ve bütün bu sorunlar arasında Süryanilerin genel anlamda ezildiğini ve uzunca bir dönem sessiz bir şekilde yaşamaya zorlandıklarını söyledi.</p>
<p>Günümüzde Süryanilerin sorunlarına pek değinilmediğine ve bukadim kültürün hak ettiği ilgiyi göremediğini söyleyen Zarakolu, Türkiye’deki üniversitelerde maalesef hala Süryani dili ve edebiyatı üzerine bir kürsü bulunmadığını ve bu konunun büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti. Zarakolu’nun konuşmasından sonra etkinliğe katılanların sorularına geçildi. Oldukça samimi bir havada geçen soru cevap kısmında dinleyicilerden Ragıp Zarakolu’na bir çok soru soruldu.<br />
Süryanilerin de ilgi gösterdiği anma etkinliği, yaşadığı dönemde yaptığı çalışmalarla Süryaniler üzerinde büyük bir etki bırakan Naum Faik’e Süryaniler tarafından sahip çıkılması açısından oldukça önemli bir etkinlikti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mezoder.org/2011/09/25/suryaniler-naum-faiki-istanbulda-andi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

