Süryaniler

SüryanilerSüryaniler tarihte Mezopotamya olarak bilinen bölgede hüküm sürmüş uygarlıkların bir uzantısıdırlar.

İsa'dan önceki dönemde Mezopotamya'da Akad,Asur,Babil devletleri ve Aram Beylikleri kuran Süryaniler bu dönemde kültür ve uygarlık gelişimine ön ayak olmuşlardır. Toplumsal kanunların oluşturulması (Hammurabi Kanunları,Orta Asur Kanunları gibi),ticaretin geliştirilip geniş alanlara yayılması (Kayseri yakınlarındaki Kaneş ticaret bölgesi gibi),yazının yaygınlaştırılması (çivi yazısının Anadoluya getirilmesi gibi) ve diğer birçok alanda Süryaniler etkin olmuşlardır.

Süryaniler; Hristiyanlığın doğuşuyla birlikte bu inancı kabul eden ilk toplum olmuşlardır.Kudüs'ten sonra kurulan Antakya Kilisesi Hristiyanlığın ilk kilisesi olma ayrıcalığına sahiptir.Süryani Kilisesi bu kilisenin mirasını taşımakta ve bugüne kadar bu kilise adıyla Antakya Süryani Kilisesi olarak tanımlanmaktadır.

Süryaniler;Hristiyanlık döneminde daha çok ruhsallığa ve dinselliğe önem vermişlerdir.Hristiyanlığı Uzakdoğu'ya kadar taşıyarak yayılmasına önayak olmuşlardır.Kurdukları kilise ve manastırlar ile Ortadoğu da,özelliklede inananların dağı anlamına gelen Turabdin'de dinsel temelli zengin bir kültür oluşturmuşlardır.

Tarihin en eski üniversitesi olarak bilinen Harran Okulu'nun yanı sıra kurdukları diğer okullar (Antakya,Nusaybin,Kenneşrin (Malatya) ve Cundişapur (İran)) Süryanilerin belli başlı kültür merkezleri olmuşlardır.Bu merkezler,Yunan uygarlığının Ortadoğu'ya getirilmesinde ve Yunan klasiklerinin Arapça'ya çevirileriyle Arap dünyasının aydınlatılmasında büyük katkıda bulunmuşlardır.Daha sonraları bu klasikler Araplar aracılığı ile Avrupa'ya ulaşmış ve Avrupa'nın da aydınlanmasında rol oynamıştır.Yine aynı dönemde Cundişapur okulu halifenin bulunduğu Bağdat kentinde bir tıp merkezi kurmuştur.

Tarihsel süreç içinde yaşanan mezhepsel ve bölgesel ayrılıklardan dolayı günümüzde Süryaniler ; Asuri,Keldani,Maruni olarakta adlandırılmaktadır.

Tarihin en eski dillerinden biri olan Süryanice ; eski Aramice dilinin geliştirilmiş devamıdır. M.Ö.5. y.yılda Süryanice Ortadoğu'nun genelinde yaygın olarak kullanılan bir dildi.Ayrıca Türklerin tarih boyunca kullandığı 18 alfabeden birisi de Süryani alfabesi olduğu bilinmektedir.Süryanice'nin bir diğer özelliği de Hazreti İsa'nın konuştuğu dil olmasıdır.Süryanice belirgin farklılığı olmayan iki lehçeye ayrılmıştır.Doğu lehçesi Asurice veya Keldanice olarak bilinirken,Batı lehçesi ise salt Süryanice olarak adlandırılmaktadır.Günümüzde iki lehçesiyle Süryanice yaklaşık bir milyon Süryani tarafından konuşulmaktadır.

Günümüzde Süryaniler;Türkiye,Suriye,Irak,İran,Lübnan,Ürdün ve İsrail'de yaşamaktadır.Ancak azımsanmayacak bir bölümü de,Kuzey ve Güney Amerika,Avustralya ve Avrupa ülkelerine göç etmiştir.

Sanat,zanaat ve ekonomi alanlarında özgün bir yapıya sahip olan Süryani kültürünün izlerini Türkiye'de Antakya,Mardin,Urfa,Diyarbakır,Adıyaman,Elazığ,Hakkari ve Şırnak'ta görmek mümkündür.Süryani kültürü ve buna bağlı gelişen gelenek ve görenekler zengin folklorik özellikler içermektedir.Bu yapılarıyla Süryaniler,her zaman yaşadıkları bölgelerin kalkınmalarında önemli rol oynamışlardır.